Babalık Davası

 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen dava; baba ve çocuk arasındaki soy bağı ilişkisini kuran inşai nitelikli ve soy bağının tespitine ilişkin bir davadır. Öyle ki verilen karar yenilik doğuran bir karar niteliği taşımaktadır.

            Babalığa karar verildiğinde verilen “babalık hükmü” ile çocuk ile baba arasındaki ilişki doğum anına kadar geriye yürümektedir. Böylece babalık hükmü ile tanınmış olan çocuk, babasına mirasçı olabilecektir. Ancak tanınmış olan çocuk, babasına mirasçı olabilmekteyse de geçmiş zaman için nafaka isteyemeyecektir. Babalık davası açılmadan önce bu davadan feragat da mümkün değildir.

Babalık Davası Açılabilmesi ve Davanın Görülebilmesi İçin Gerekli Olan Koşullar:

  • Dava sadece çocuk ve ana tarafından açılabilir. Baba olduğunu iddia eden kişi babalık davası açamaz. Açtığı takdirde bu dava tanıma olarak değerlendirilir.
  • Dava, babaya eğer baba ölmüş ise mirasçılarına karşı açılır.
  • Dava, Hazine ve Cumhuriyet Savcılığı’na ihbar edilmelidir.
  • Dava, ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.
  • Dava süresi içerisinde açılmalıdır. Babalık davalarında hak düşürücü süreler hâkim tarafından resen dikkate alınır.

            Babalık davası, çocuk doğmadan önce veya çocuk doğduktan sonra açılabilir. Ananın dava açma hakkı, doğumdan başlayarak 1 yıl geçince düşer.

            Doğum sonrası çocuğa kayyım atanmış ise, çocuk için 1 yıllık dava açma süresi, atamanın kayyıma tebliğ tarihinde işlemeye başlar. Hiç kayyım atanmamış ise çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.

            Çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı ilişkisi mevcut ise babalık davası açmak için 1 yıllık süre, soy bağı ilişkisinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

  • Dava görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır. Görevli Mahkeme Aile Mahkemeleri, yetkili yer ise TMK 283. Maddesi gereğince taraflardan birinin dava veya doğum sırasında yerleşim yeri mahkemesidir.
  • Çocuk Soy bağı ile başka bir erkeğe bağlı olmamalıdır. Zira bir çocuğun birden fazla tabii babasının olması ne tıbben mümkün ne de ahlaken ve hukuken kabul edilebilir bir olgudur.

            4721 sayılı Kanunda babalık davası açılabilmesi için ananın kimliğinin belli olması gerektiğine dair herhangi bir açık hüküm yer almıyorsa da doktrinde anası belli olan çocukların bu davayı açma hakkı olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında 4721 Sayılı Kanuna göre; babanın cinsel ilişkinin kurulduğu esnada evli olması, çocuk ile baba arasında soy bağı ilişkisinin kurulmasında bir engel olarak kabul edilmemektedir. Babalık davasının açılabilmesi için gerekli olan diğer koşullar hakkında daha fazla bilgi almak için ofisimize müracaat edebilirsiniz.

Babalık Davasında İspat Yöntemleri;

            Babalık davasına ispat yükü davacı üzerinde olup davacı, açmış olduğu davada davalının çocuğun babası olduğunu ispat etmelidir. Bu hususu ispatı oldukça zor olduğundan Kanun koyucu davacı lehine babalık karinesi getirmiştir. (TMK 302)

            Babalık karinesine göre; çocuk doğmadan önceki 300 gün ile 180 gün arasındaki süreçte, ana ile davalı (baba) cinsel ilişkiye girmiş ise bu durum davalının baba olduğuna karinedir. Bu süreçte olmasa dahi davalı ile annenin fiili gebe kalma döneminde cinsel ilişkiye girdiği ispat edilirse bu durum da yine babalığa karine teşkil etmektedir.

Davalı erkek ise bu karineyi ancak çocuğun babası olmasının imkânsız olduğunu yahut başka bir erkeğin baba olma olasılığının daha yüksek olduğunu ispat ederek çürütebilir.

            Geçmişten günümüze kadar gelinen süreçte artık kişiler arasındaki kan bağı DNA testi yoluyla ispatlanabilmektedir. DNA testlerinin çok yüksek oranda doğru sonuç vermesi sebebi ile Yargıtay da içtihatlarında DNA testlerine başvurulması gereğini kabul etmiştir.

Kişi DNA Testi Yaptırılmasına İzin Vermeyebilir Mi?

            Türk Medeni Kanunu’nun 284. Maddesinde; tarafların ve üçüncü kişilerin, soy bağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanında davalının, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermemesi halinde hâkimin, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabileceği belirtilmiştir.  Kanunun lafzından çıkarılan sonuca göre babalık davasında DNA testini kabul etmeyen davalı için, mahkeme baba olduğuna hükmedebilir.

            Kanun açık hükmü böyle iken Yargıtay’ın son içtihatları ve Hukuk Genel Kurulu’nca; Babalık davasında DNA testi yaptırmak üzere kendisine davetiye çıkarılan davalı erkek, gerekli kan ve doku örneklerini vermez ise bu incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verilmesi gerektiği hususu benimsenmiştir. (Yargıtay H.G.K 2017/1927 E, 2018/1471 K 18.10.2018 T) Yargıtay bu kararı ile yasanın uygulanmasını daha katı hale getirmiştir.

BABALIK DAVASI SONUÇLARI:

            Babalık davası sonucunda babalık hükmü verilmesi ile birlikte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın çocuk önceden ananın hanesine kayıtlı ise babanın soyadı ile babanın hanesine taşınır. Çocuk hiç kayıtlı değil ise de bu halde doğum tutanağı ile doğrudan babanın soyadı ile babanın hanesine yazılır.

            Ana, babalık davası ile birlikte yahut ayrıca açacağı bir dava ile baba ve mirasçılarından nafaka talebinin yanında;

  • Doğumdan kaynaklanan giderlerin,
  • Doğumdan önceki 6 hafta ve doğumdan sonraki 6 haftalık geçinme giderlerinin,
  • Gebelik ve doğumdan kaynaklanan diğer giderlerin karşılanmasını isteyebilir.

            Çocuk ölmüş olsa dahi hâkim sayılan giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler tarafından veya sosyal güvenlik kuruluşları tarafından anaya yapılan yardımlar ve ödemeler, hakkaniyet şartları dâhilinde indirilir.

            Ayrıca belirtmek gerekir ki salt babalık davasının kabul edilmiş olması ananın manevi tazminata hak kazandığı sonucunu doğurmaz. Tazminatın şartları ve hak kazanılıp kazanılmadığı ayrıca incelenip değerlendirilmelidir.  

            Davacı babalık davası ile birlikte manevi tazminat talebinde de bulunmuş ise bu talep aile mahkemesince tefrik edilir. Zira bu isteğin temeli Türk Borçlar Kanunu’dur. Hal böyle iken görevli mahkeme de genel mahkemeler olmalıdır. Babalık davasının hüküm ve sonuçları ile dava açılmasını gerektiren hallerde detaylı bilgi için ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.